Düşünce At-Avrat-Sen Necisin?

At-Avrat-Sen Necisin?

212
0
Paylaş

 

Kendinizi bir yere ait olma gereği hissettiniz mi hiç? Belki bir insana belki bir eve belki bir okula veya herhangi bir siyasi partiye..

Aitlik hissiyatı her insanın ruhuna yüklenmiş ve her insanın sürümünde olan karakteristik bir hissiyattır. Ama insanlar üzerine uygulanan algı operasyonları insanları gerek bir kişiye (Alici , velici, ….) bağlanıyor gerek inanç beslediği dine bağlanıyor gerekse düşüncesine destek verdiği partiye( A,B,C… partisi ) bağlanıyor. Ve bu algı operasyonları o derece profesyonel yapılıyor ki herhangi bir sınıfta hisseden herkes yaşadığı toprağı unutma derecesine geliyor. Nasıl mı?

    İlk okulda şüphesiz sosyal bilgiler dersinde herkese zihnine kazıtılan ama gelecekte zaten uygulamayacasınız mesajı verilen özgürlüklerimiz var. Gurur duyarak söyleyelim. Yaşama özgürlüğü, DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ…

Sahip olduğumuz özgürlükleri sen ocusun sen bucusun diyerek unutma derecesine geliyoruz. Sen A partisini tutuyorsan bu dine inanamazsın çünkü o dini B partisi destekliyor ama kimseye söylemeden inan. Sen B partisini tutuyorsan onu kuran kişiye tapma derecesine geleceksin kendine ben bucuyum diyeceksin.

            Yüzümüze karşı direk söylenilmeyen ama beynimizde oturtulan düşüncedir. Bunu bir kişi, bir parti veya  bir dinin sömürgecileri yapmıyor. Bunu çıkarlarını gerçekleştirmek isteyen herkes yapıyor. Ve sahnenin önündeki seyircilere sunuyorlar.

Unutmayın seyirci sahnenin önündedir ve onlara yansıtılan OYUNU alkışlar  sahnenin arkasındaki kendisine asıl oynanan oyundan bihaberdir.

Asıl oynanan oyunu göremeyenler veya gösterilmeyenler aralarında farklı sınıflarda olduklarını fark ettiklerinde birbiri ile kavga etme noktasına bile gelmektedir.

Hayal edin.

-Abi ve kardeş (yaşları 30-45) farklı siyasi parti tuttuklarından dolayı birbirlerini bıçaklayabiliyorlar.

Hayal edin.

– Yüzlerce taraftar karşısında farklı takımdan birisini görünce kan gören köpek balığı gibi saldırabiliyor.

Hayal edin

-Başka dine ait birey görünce şeytan taşlanıldığını düşünün.

Hayal edin.

– İki farklı parti liderinin kavgası yüzünden kavga eden Baba-oğul düşünün. Siyasi liderler çıkarları ortak olunca barıştılar peki baba-oğul? Ben söyleyeyim Baba oğlunu evlatlıktan reddetti oğlu evden kaçtı.

Hayal edin.

– Herhangi partiyi desteklemekten dolayı kendini bir anda kavgada veya eylemde bulan öğrencileri düşünün.

Hayal edin.

-‘’İyi insan ama inandığı din bu olduğundan dolayı saygı duymuyorum.’’ Diye kaç muhabbet duydunuz.

Yukarı da söylediklerim biraz sizlere dejavu yaşattı mı bilmiyorum ama yazarken benim içim burkuldu. Bu örneklerin çoğu gündelik hayatımızda televizyonda kanaldan kanala geçerken gördüğümüz haberler. Belli bir kitlenin düşüncesinin insan hayatlarına yön verdiği toplumda yaşarken içinizdeki o düşünceyi dışarı çıkartamayan, yüzünde damgalı olan ‘’ŞUCUSUN’’ yazısını, hepimiz ne zaman çıkartacağız?

Ne zaman karşımızdaki insanın tercihlerine saygı duyup onun kalbiyle muhabbet kuracağız?

Ne zaman ocusun bucusun ifadelerinden uzaklaşacağız?

Belki en büyük zihinsel engel ,sana kendi ellerinle ruhunun veya kalbinin etrafına sana yaptırılan engellerdir. Belki hayallerin ve düşüncelerin çitlerin dışında olduğu için çite kolunu koyup bakıyorsun…

Şikayetim yaşadığım ülke veya ırk değil. Ne mutluyum ki bu ırktan geldiğime ve topraklarda olduğuma..

Şikayetim sahip olduğum ebeveynlerimiz değil. Bir kere daha gelsek onları seçeriz elbette..

Şikayetim insanlara destekledikleri siyasi partileri , inanç duydukları dinleri , tuttukları takımları, destekleri düşünce akımını veya  idol aldıkları insanlar konusunda sahne önünde ÖZGÜRSÜNÜZ denilip alkış toplanması ama sahnenin arkasından perdenin arasında bu şu partili, bu bu takımlı ,bu şu dine inanıyor diye ayıran insanlar, insanlarımız, kurumlar, kurumlarımız…

Normalde At-avrat-silah olan söz öbeğini niye böyle yazdığımı sorarsanız ise küçük bir örnek vermek istiyorum. Adolf Hitler belki kendisi kendi eliyle hiç insan öldürmedi ama sen yahudisin diyerek yani sınıflandırma yaparak SEN NECİSİN  sorusunu SİLAH olarak kullandı ve milyonlarca insanı öldürdü.

Şimdi tekrar sorayım sen necisin?

Ben insan hayatını, özgürlüğünü ve değerini severlerdenicim.

Özgür kalın.

Dostunuz İsmail.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here