Edebi Köşe Ay ve Güneş

Ay ve Güneş

518
0
Paylaş

Antik zamanların yolcusuyla ilk tanıştığım zamandı, küçüktüm. Ayı gösterdi bana. Şaşkındı biraz, biraz da hüzünlü. Geceler ve gündüzler nasıl oluştu biliyor musun? Dedi bana. Aya bakarak anlatmaya başladı en karanlık o günün hikayesini, gözünü aydan hiç ayırmadan.
En karanlık günün hikayesi bu astral alemin varisi. En başlangıçtan söküp getirdim sana. Değerini bil bu hikayenin ve asla unutma, ne bu hikayeyi ne de beni. Çünkü bir gün astral alemin varisi olmaktan çıkacak ve astral alemin sahibi olacaksın. Kendini ne zaman çok kötü bir anda bulduğunda, hatırla bu hikayeyi ve beni düşün. Emin ol, kolaylaşacak o an her şey.
En karanlık gün gelene kadar, ne güneş yanarmış, ne de ayın yüzünde çamur lekeleri varmış. Birbirini çok seven iki aşıkmış gökyüzünde, asla ayrılmayan ve aşkları asla bitmeyecek olan.
Ama o karanlık gün geldiğinde araları bozulmuş sevenlerin, unutulmuş bir sebepten dolayı ve küsmüşler birbirlerine. Sadece küsmekle kalmamışlar, nefret etmişler birbirlerinden.
Güneş çok sinirlenmiş aya, dedim ya, unutulmuş o sebepten dolayı. Sinirlenmiş ve demiş ki, sevmiyorum zaten seni, sen çok çirkinsin. Yüzüne bakmak bile dayanılmaz bir işkence benim için. Ayın kalbi kırılmış, o kadar kırılmış ki o da sinirle yan! Demiş. Kül ol, asla sönmesin bedenini saran ateş ve asla bitmesin çektiğin acılar.
Ayın bu sözlerini duyan kibirli güneş, dünyadan biraz çamur toplayıp üzerine fırlatmış ayın o güzel yüzüne. Ay, güneşin bu hareketiyle ağlamaya başlamış ve kardeşi olan bir yıldızdan ateş toplayıp bedenine fırlatmış güneşin. Alev almış bir anda güneş. İşte o an, güneşin etrafındaki bütün gezegenler ışığa kavuşmuş ama en karanlık gün olmuş ay için o an.
O günden sonra, ne güneş ne de ay bir daha beraber olmuşlar. Güneş geldiğinde ay gider, ay geldiğinde güneş gider olmuş ve gecelerimizle gündüzlerimiz bizim olmuş. Güneşin dünyadan toplayıp attığı çamur, güneşin alevleriyle görünür olduğunda, ay yüzünü dünyaya dönermiş, neden ona izin verdin diye. Bazen çirkinliğinden dolayı çok üzülür, gece vakti dahi ortalığa çıkmazmış. Yok olurmuş uzayın karanlığında. Bazen güneşi çok özler, gündüz de olsa ona bakmak için yaklaşırmış aydınlık vakit. Ama ikisinin de yaraları derinmiş, ne kadar özleseler de geri dönmezlermiş birbirlerine.
Antik zamanların yolcusu bana bu hikayeyi anlattığında, üzüldüm, bir daha birbirlerine kavuşmayacaklar mı, dedim. Gülümsedi biraz. Ve anlatmaya devam etti.
Bir gün güneş hatasının farkına varacak genç dostum, ve geri dönecek ayına. O gün batıdan doğacak güneş, bütün gücüyle aya doğru hareket edecek ve bizim için en karanlık olacak o gün, onlar için en aydınlık olacak bu kıyametin ortasında.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here