Düşünce Ayna Ayna Söyle Bana :(

Ayna Ayna Söyle Bana :(

134
0
Paylaş

Evvel zaman içinde diye başlayan pamuk prenses ve yedi cüceler isimli masalı bilmeyen yoktur. Masalda yer alan kötü kalpli kraliçe sahip olduğu aynaya sürekli kendi güzelliği ile sorular sorarak egosunu tatmin etmeye çalışmıştır. Ben masalın bu kısmıyla ilgili sizlerle bir şeyi tartışmak istiyorum.

-Masallar gerçek olsa nasıl olurdu?

-Herkeste bir tane gerçekleri söyleyen ayna olsa nasıl olurdu?

-Sizce dünya nasıl bir yer olurdu?

Ütopik bir olaydan bahsetmeme rağmen gayet kafa karıştırıcı bir olaydır. Masallarda hep iyiler kazanır ama bu masal gerçek olsa gerçekten iyiler mi kazanır yoksa gerçekleri gören iyiler kötü mü olur? Tozpembe düşüncelere ne olur? Saf ve temiz kalpli insanla kalır mı?

Bence ;

‘’Hayaller ile yaşayanı gerçekler üzer’’ Diye bir söz var.

Bazen  gerçeğini bilsek bile kendi ütopik mutlu gerçeklerimizi oluşturmaya çalışıyoruz ve bununla birlikle kendi mutluluğumuz kendimiz oluşturarak dünya gerçeklerinden bir nebze de olsa uzak kalabiliyoruz. Bunu yapmak zorunda kalabiliyoruz kendi mutluluğumuz için. Kabul edelim tozpembe hayat yaşamıyor kimse. Kimse kardeş payındaki adlı dizideki hilmi rolünde değil. Hayat isimli o yarışmada herkes engelli koşu maratonunda yer alıyor.

Şimdi asıl soru gerçekler mutluluk getirir mi?

Bu soru tabi ki bireyden bireye yaşamdan yaşama değişir ama mutlak gerçek olan aynalar bize mutluluk getirir mi?

Varsayalım ;

Sabah uyanıyorsunuz ve aynaya dönüp şu soruları soruyorsunuz.

-Ayna ayna söyle bana benim insanlara karşı yaptığım davranış hatalarım nedir?

-Ayna ayna söyle bana insanlar benim hakkımda ne düşünüyor?

-Ayna ayna söyle bana ülkemiz siyasetinde var olan sahne arkası gerçekler nedir?

-Ayna ayna söyle bana bana yalan olarak öğretilen gerçekler nedir?

-Ayna ayna söyle bana hayatımda kimler bana ikiyüzlülük yapıyor?

Bu soruların cevaplarını alıp o güne %100 mutlu başlayacak var mı veya başlayabilecek?

Gerçekler zaten  vardır da herkes kendi hayatı için gerçeği görebiliyor mu?

Herkes kendi gerçekleriyle bir savaştadır orası kesin zaten ama ortak gerçekle aramız nasıl?

Ülkemizin geçmişini düşünelim.

Var olmuş politik veya siyasi olaylar, var olmuş medyanın bize yansıttığı ülke gündemleri.

Var olmamışları hiç saymıyorum zaten. Aşırı fazla şekilde zihinlerimizi dolduruyor zaten. Belediye herkese bedavaya ütopik gerçekler gözlüğümü dağıttı yoksa..

Belki de ilkokuldan itibaren bilmem kaç artı kaç eğitim sistemine tabi tutulan veya tornaya tek tek koyulan parçalar gibiyiz hepsi işlemden sonra aynı şekle sahip oluyor.

Kafa karıştırıcı bir konu ve içinden çıkmak bir hayli zor tabi. Son kez sormak istiyorum. Elini vicdanına koy ve bütün kartlarını kendine aç ve tüm samimiyetinle sor kendine.Gerçekler mutluluk getirir mi yoksa mutluluğun cenazesini mi kaldırır?

Unutmamız gereken bir nokta ise şudur:

Aynaya bakmazsak yüzümüzdeki ‘BEN’i göremeyiz.

Gerçeklerle kalın.

Dostunuz İsmail..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here