Düşünce Düşüş

Düşüş

525
0
Paylaş

Bir boşluk, puslu…
Düşüyoruz, düşüyoruz, düşüyoruz.
Hiç durmuyoruz.
Önümüzden yanımızdan hızla bir şeyler akıyor.
Karanlık , önümüzü göremiyoruz.
Kimi zaman yanımızdaki yıldızları fark ediyoruz, gök taşları çarpıyor, savruluyoruz. Kimi zaman bir hava olayına dahiliz, bazen bir rüzgar, bazen bir kasırga…

Önümüzü göremediğimiz her saat, her dakika düşüyoruz. Bir yolculuğumuz var ve bu yolculuk o düşüşü tam anlamıyla gerçekleştirene kadar, tabiri caizse yere çakılana kadar bitmiyor. Bizi dağıtan, savuran bizden büyük ve küçük parçacıklar da dahil oluyor bu düşüşe. Bazen içinde eritiyor bizi o boşluk, unutuyoruz kim olduğumuzu, ne için düştüğümüzü, bu yolculuğun kıymetini unutuyoruz. Bazen yoruluyoruz ama durma gücümüz yok, yetkimiz de. O akışı sabitleyemiyoruz. Zaman zaman farkında bile olamıyoruz sadece kendi yer çekimimize odaklandığımızdan.

O boşluk, o yol “zaman”. O düşüş, yolculuk; bu hayatta geçirdiğimiz vakit. Hiçbir zaman gelecek, zihnimizde ayırt edilemiyor. Düşüşü durduramıyoruz, zamanı durduramıyoruz. Büyük ve küçük parçalar, hayatımıza dahil ettiğimiz insanlar. Bu hayattan darbeler alıyoruz bazen, bizde iz bırakan. Peki biz bu hayatta iz bırakmak için ne yapıyoruz?

Zaman” ömrümüzün akıp gittiği yol. “Zaman” elimizde olmadan kayıp giden hazine. Kimileri için bir korku kaynağı. Ömrümüzün arka planında çalan sessiz bir şarkı. “Zaman” hayatımızın tren yolu. Eski dilde “eyn“. Bir diğer deyişle vakit, süre.  Peki bizim için ne? Hepimiz farklı tanımlar yapabiliriz elbet ama değişmeyen bir şey var ki zorunlu sahip olduğumuz bir kavram, hayatımızdan silemediğimiz o olmasa da olur diyemediğimiz bir kavram. Sadece masamızın üzerinde duran saat değil, sadece iyileşmesi için bazı şeyleri kendisine bıraktığımız bir ilaç da, ölçülmek için asırlarca üzerine düşünülmüş bir mesele de değil. Belki hiç hakkında düşünmediğimiz bir nokta. Belki önemini fark etmediğimiz, zihnimizde sadece bazı imgelerle ve simgelerle canlanan bir kelime. O akıp giderken onun kıymetini bildiğimiz, onu fark ettiğimiz ve benimsediğimiz daha aydınlık günlere…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here