Düşünce KÜRTAJ

KÜRTAJ

283
2
Paylaş

Son zamanlarda çeşitli konularda yazmaya çalışıyorum. İyi de gidiyor. Tek bir problemim var: yazmamı istedikleri konu ile yazdığım konu her zaman aynı olmuyor. Çünkü ben daha çok ” leb demeden Çorumdaki insanların yaşlılara ne kadar kaba davrandıklarını hatırlayıp üzülen” türde bir insanım. Ve yazılarımda sıklıkla aile, kürtaj, haklar falan geçiyor. Düşünmeden edemedim, kürtaj hangi durumlarda iyidir? Acaba dünya üzerindeki kaç kadın bir erkeğe sen çocuğumun babasısın dediğinde yalan söylüyordur? Hamile kalınca veya kürtaj yapmaya karar verince çocuğun babasına haber vermemek suç mudur?

Öncelikle şu dini kural aklıma geliyor: Kadınlar boşandıktan sonra 3 regl dönemi bekleyip öyle evlenme hakkına tekrar sahip olabiliyorlar islamda. Eh, bu çocuk varsa ortada eğer, babasının kimliğinin belirlenmesi açısından çok mantıklı bir durum. Ama şunu da unutmamak gerek artık 10 günden sonra hamile olup olmadığınızı öğrenebiliyorsunuz yani şu an için gerekli değil. Ama insanların tercih edebileceği şey bir sonraki ilişki için bir süre beklemek. Hamilelik açısından değil, temiz ve taze hissetmek açısından.

Sonra dünya üzerindeki hamilelikleri düşündüm. İlk aklıma gelen komün hayatında(sanırım öyle deniyordu) yaşayan kabileler. Herkes herkesle sevişebiliyor. Bu sebeple kabiledeki hangi çocuğun kimin çocuğu olduğu bilinmiyor ve bunun sonucunda tüm erkekler tüm çocuklarla kendilerinin gibi ilgileniyorlar. Günümüz için pek de hos değil. Tek eşlilik kazanmış gibi duruyor çağımızda.

Konumuza gelelim: Kürtaj.

Çocuk aldırmanın günah olduğunu düşünenler mevcut. Çocuk için yıllarca uğraşan çiftler var. Gençlik hevesiyle yanlışlıkla hamile kalmışlar var. Bazı kültürlerde bir kadın çocuğunuza hamile ise onunla evlenirsiniz. Bazı kadınlar ise hamile olduğunu karşıya bile söylemez. Doğurup babasından gizlice büyütenler de hiç haber vermeden aldıranlar da mevcut. Tabi eğer evli bir kadın iseniz kocanızın izni olmadan aldıramıyorsunuz ülkemizde. Peki bu doğru mu? Sonuncu türümüz ise tecavüze uğrayıp hamile kalmış kadınlar, bazen küçük kızlar. Onlarınki en hüzünlüsü olabilir.

“Aldırmak”

İçinizden bir parçayı koparmak. Eğer aksini karar verseydiniz birkaç ay sonra sizden ve beraber olduğunuz kişiden oluşan bir can ortaya çıkabilirdi. Bilemiyorum.

Evli kadınların kocasından izin almadan kürtaj yaptıramaması doğru karar olabilir. İyi ki evli olmayanlar bu zorunluluğa tabi değil. En azından şehir hayatında okuyan kadınlar için aldırmaktan başka bir seçenek yok. 30 yıl önce olsa durum belki farklidir ama Şimdi okuyup bebek bakmak seçeneği yok. En azından bizim için. (Üniversitede nişanlanıp okul bitince evlenip diplomalarını kenara koyup ev hanımlığı yapacak kadınlar buyursun istedikleri kadar erken doğursun- çok fazla yargılamıyorum ama ben böyle değilim-)

Bir de aldırmayan kısım var. Genelde muhafazakar ailelerde oluyor. Çocuk varsa, kendiliğinden düşmezse, doğacak. Evli olan kısmı ile ilgili pek bilgim yok ama henüz evli olmayan kısımda şöyle oluyor: Eğer doğuda veya küçük bir yerde ise bu olay, kadının göbeği çıkmadan evleniyorlar veya kaçıyorlar, batıda ise kadın babaya haber vererek doğurmayı, babaya haber vermeden doğurmayı ve kendisi yalnız bir anne olarak büyütmeyi, veya evlat edindirmeyi seçebiliyor. En azından benim hatırladığım bunlar var.

Bir de tecavüz mağdurları var. Tanrım, tecavüz, ortada teavüzcünün bebeği olmadan bile yeterince korkunçken bir de ortaya bebek çıkarsa ne hissettirir düşünmek bile istemiyorum. Kötü olanı ise mağdurların önemli bir kısmı bebeği doğurmayı seçebiliyor. Daha da kötü olanı, bazı kültürlerde tecavüzcülerle evlenmek zorunda kalıyorlar. Kabus gibi olan şey ise geliyor: Küçücük çocuklar tacizler sonucu hamile kalabiliyor ve yetişkin kadınların bile katlanmakta zorlandığı tercihlerden birini kendi istekleri dışında ailelerinin seçimine göre yapmak zorunda kalıyorlar.

Hamile kalmak dünyadaki en güzel şey veya en korkunç şey olabilir. Partnerinizin kim olduğuna, yaşınıza ve hevesinize bağlı. İnsanın kendi neslini devam ettirmesi genlerimizde yazılı bir ihtiyaç. Soyumuzu sürdürmek için büyük bir istek duyuyoruz. Ama bazenleri oturup düşünüyorum bu boktan dünyaya çocuk getiren insanlar ne kadar gerizekalı olabilirler? Belki de önce dünyayı düzeltmeliyiz. Buraya gelmem ne kadar anormal bilmiyorum ama bence kısırlaştırılması gereken insanlar var.

Keşke birisi bana sıfır km bir dünya verse ve içini istediğim gibi döşeyip güzel insanları yerleştirebilsem. Şu ankinden hiç memnun değilim çünkü.

Kürtaj konusunu yazarken şunu atladım: Bazı insanlar buna karşılar ve birkaç yıldır ülkemizde 10 haftalıktan daha büyük bebekler aldırılamıyor. Neden? Çünkü 10 haftalıktan sonra (bildiğim kadarıyla) kalpleri atmaya başlıyor ve inanışa göre o sıralar ruhu oraya yerleşiyor(hangi fiil kullanılır ki böyle bir cümleye!1) Ama gerçekten, ruhu olan bir insan bile olsa, gerçekten acımasızlık mı kürtaj yapmak? Bence eğer bir bebek sevilmeyecekse, normal insanların çekmek zorunda olduğundan kat kat daha çok zorluklarla başa çıkmak zorunda kalacaksa, ailesi olmayacaksa, böylesine zor bir dünyayla doğduğu andan itibaren yalnız mücadele etmek zorunda kalacaksa hiç doğmamalı. Ruhlu ya da ruhsuz, aldırılmalı.

Görüşlerimin ileride ne yönde değişeceğini bilmiyorum. Ama şu anda böyle düşünüyorum.

İnsanların çeşitli görüşleri var bu konuda, hiçbiri kesinlikle doğru veya yanlış değil. Öznel şeyler, tartışılabilir. Ama biz kadınların karar vermesi gerekiyor son adımda. Evlendiğimiz kişinin, hükümetin, yasaların, ailemizin, törelerin veya tecavüzcü oruspu çocuklarının kararı değil; bizim kararımız olmalı.

Ve eğer bir şeyler yapmazsak, yetkililere sözümüzü dinletemezsek bırakın kürtaj olmayı, gülümsemek veya yolda tek başına yürümek gibi şeyleri bile yasaklayacaklar.

Çözüm, kendimizde

Çözüm, birlik olmakta

(ve öylesine söylemiyorum, hazır olun, iyi olacağız, mutlu olacağız)

Paylaş
Önceki İçerikMERHABA
Sonraki İçerikSenin İçin Ölüm!
Asel
Henüz sadece bi' mimarlık öğrencisiyim.

2 YORUMLAR

  1. Asel merhaba. Yazını okudum fakat bir yerinde ‘normal insanların çekmek zorunda olduğundan Kat kat daha fazla ‘ kelimesi beni biraz düşündürdü. Yani down sendromlu doğacak olan bir bebek ya da genel bakalım olaya ve engelliliği ele alalım. Eğer bir bebek işlevsel yetersizlikle doğacaksa aldırılmalı mı ?
    Bebekleri aldırmak yerine , evet kürtaj her kadının hakkıdır lakin, NORMAL doğmayacak bir bebeği yok etmek mi gerekir ?

    • Ona yasamında kalite standartlarını saglayabileceklerse, her türlü ihtiyaçlarını yerine getirme gücünü kendilerinde bulabileceklerse elbette dünyaya getirilmeli ama dediğim gibi bunu ancak anne adayı belirleyebilir bu sorunun cevabını da ancak onlar verebilirler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here