Yazarlar Nasıl Yazar Olunur?Maz?-2

Nasıl Yazar Olunur?Maz?-2

219
7
Paylaş

Sonra işler iyice sarpasardı. Toparlayamadım yani. Çocuk baya hayata küstü ama illa ki düzelecektir.
Gerçek bir yazar olma yolunda ikinci sig*ramızı yaktığımıza göre devam edebiliriz. Gerçek bir yazar demek ne anlama geliyor önce bunu tartışalım. Tartışayım.

Bir insan, yazılar yazmaya başlar. Edebi veya düz, türü hiç fark etmez. Sonra yazıları şekillenmeye başlar, ardından küstahca hisler girer işin içine. Zamanı ve mekanı önemli değil, kızlarına yalan söyleyen babaların tarlararında belki de. İnsanın aklına bir arzu düşer, yazıları harika olmalı, beğenilmeli, yazarlığı nedeniyle övülmeli. Belki harika olur, beğenilir ve övülür ama kalemi sertçe bükülür. Bir kalem, bir ödüle bedel olur ve bir kalem eğilir bir alkışın önünde. Hadi ordan eğilmeyecek! Kırılacak sadece. Ben kırılmaz diyeceğim ama benden içeri çoktan fark etmiş rezilliği.
Yazar, neden yazar? Toplumu düzeltmek için mi, sanat yapmak için mi yoksa kendisi için mi? Bu soruyu zamanında epeyce tartışmışlar, toplum için mi, sanat için mi mevzusu. Bu tartışma o kadar gereksiz bir tartışmaydı ki bana göre, yazımı burdan sonra devam ettiremez oldum. O yüzden başka bir yerden yürüyelim.
Başarılı olmak için yazarsanız, başarılı olursunuz. Ünlü olmak için yazarsanız ünlü, para kazanmak için yazarsanız zengin. Belki yazmak için yazarsınız, gerçek bir yazar olursunuz. Daha şiirlerini bile doğru düzgün okumadığımız ama adları ağzımızdan düşmeyen çoğu yazar aslında yazmak için yazanlardı. Yoksa bir yazar neden soyadından giden bir “Y” harfi için şiir yazsındı ki?
Biz ne için yazıyoruz? Ünlü olmak için mi, Kadınlar Soruyor’da favori yorum seçilmek için mi? Siteyi kalkındırmak için mi? Yoksa egomuzu basit rakamlarla tatmin etmek için mi? Sayfayı defalarca yenilerseniz de aynı şey olacaktır, görüntülenme sayısı IP adresine bağlanmamış. Belki de yüreklere dokunmayı isteriz, haksızlıkları günün yüzüne vurmak veya bir şeyler öğretmek. Bunlar güzel şeyler. Çirkin bir kemirgenin dişlerinde, pardon, popüler kültürün içinde çürümüş bu güzel amaçlardır sizi gerçek bir yazar yapacak olan. Bunların hiçbirisini yapamıyorsanız da, kendi yüreğinize dokunmayı deneyin, yok muydu uyandığınızda koptuğunuz o güzel dünyadan dolayı sizi düşlerinize hasret bırakan bir hikaye? Belki sadece bir çift göz, okuduğunuzda tatlı bir tebessüm bırakacak olan.
Savaşları yaşlı adamlar başlatır, genç delikanlılar ölür demişti bir senarist. Yaşlı adamlar egolarından dolayı güneşin ışığından uzaktır, gençler ise sever, bir kızı. Özler, bir anneyi. Üzülür, bir dostuna. Siz yazarken yaşlı adamlardan mı olacaksınız, yoksa göğsünde bir şarapnelle koşan gençlerden, sevdiceğini bekleyen çiçeği burnunda kızlardan mı?
Kanepeler gıcırdar. Gıcırdamazda ona kanepe denmez. Denmezse biraz sessizlik olur ama korkma. Az sonra bir yazar gelir ve her “şeyi” birleşik yazar. Pabuç ayakkabı, olur ama kanepe çekyat olmaz. Çünkü aşk boş kanepede de yaşanabilirmiş içimde de. Ama ben kayboldum içimde.

-opus

7 YORUMLAR

  1. Merhaba sevgili yazar. Yazınız bana fevkalade düz mantık geldi. Halbuki yazmak sanattır. Sanat planlı bir süreç değil , hislerin seni sürükleyerek ortaya çıkan şeydir. Ha bir de böylesine özgür bir platformda sigarayı sansürlemeniz de garip geldi doğrusu 🙂
    Sevgiyle kalın..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here