Edebi Köşe NE BÜYÜK İNKAR

NE BÜYÜK İNKAR

60
0
Paylaş

İntihar bir inkar mıydı? Yaşama, sahip olduğun vücuda, sisteme… O yok eden eylem, bir başkaldırı mı Tanrı’ya ve evrene? ” Sen beni buraya kapattın, bir bedene sığdırdın ama ben kaçtım.” demek miydi Tanrı’ya?

Gaye Su AKYOL şöyle demiş onun için ” Ahh, ne büyük inkar intihar!”

Yoksa sadece ölmüş bir ruhu gömmek miydi? Her ikisi de uyardı bana, her ikisi de hitap ederdi intihar etmeyi düşündüğüm zamanlara. Çünkü ben ölme sırası bekleyen bir müracaatçı gibiydim hayat içinde. Çok düşündüm “Kendimi başka nasıl inkar ederim?” diye. Çok düşündüm ” Her kurtulmak isteyen intihar mı eder?” diye. Evet, anladım! İntihar etmiyordu her anarşist ruh, sadece kalıptan çıkarıyordu ruhunu.

 

İntihar, akıllı kalmak ile delilik arasındaki bir kırmızı çizgiydi. Kimimiz çizgiye basmadan deliliğe atlıyor, kimimiz ise o kırmızı çizginin üzerinde çakılı kalıyorduk. Bazılarımızın ayağı o kırmızı çizgiye değiyor ya deliliğe ya akıllı kalmaya gidiyordu. Diyeceksiniz “Delilik nerden çıktı?” Delilik intihardan daha büyük daha zor bir inkar. Evet inkar, sadece akla değil evrene, sisteme inkar. Kendi evrenini kurmak, Tanrı olma oyunu. Siz hiç bir delinin intihar ettiğini gördünüz ya da duydunuz mu? Ben duymadım çünkü o inkarını deli olarak gerçekleştirmiştir ama intihar eden birisinin eylemini bir anlık delilikle yaptığını düşünürüz.

Beni sorarsanız “Sen neredesin?” diye. Bir ayağım akıllı olmada bir ayağım delilikte, gözüm kırmızı çizgide: “Anne, bırak da ya geçeyim ya da basayım!”

NOT: Görseller Google aramasından bulunmuştur.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here