Dizi Şahsi Değil ‘Şahsiyet’ Meselesi!

Şahsi Değil ‘Şahsiyet’ Meselesi!

980
3
Paylaş

         “ Adalet başka bir şey, hukuk başka bir şey ”                                                                         Agâh Beyoğlu,Şahsiyet

Ki adalet ile hukuk olarak adlandırılan bu bir çeşit tahterevallide hangi tarafın yüksekte kalacağını ve hangi tarafın aşağıda kalacağına dair bir seçim yapmak tamamıyla şahsiyet meselesidir. Ve tüm yolların dört bir yandan kesişeceği meselede odur. Düşünelim bir insanın var olmasında kaç dilim pasta düşer şahsiyetine? Ya da en basitinden şahsiyet nedir ki? İşte tüm bu soruların cevabını sorgulattıran bir diziden bahsedeceğim şimdi: Şahsiyet.

 

Şahsiyet geçtiğimiz günlerde 12.bölümde final yaparak bir dizinin gayet yerinde bitmesi gerektiğini göstermiş oldu. O gereksiz uzatmalara ve bakışmalara yer vermedi. Onun yerine hepimizin her gün rastladığı “sıradanlaştırılmış”  bir konuya yer verdi senaryosunda. Kadınlar, çocuklar ve istismar. Hepimizin aklına elbet üç beş bir şey gelmiştir senaristimizin de aklına gelmiş ki oturup böyle şahsi bir konuda senaryo yazmış.

Gelelim biz başrolümüze, Agah Beyoğlu(Haluk Bilginer) Giyimiyle olsun arabasıyla olsun ve özellikle çoraplarıyla olsun eski bir İstanbullu. Kendi halinde normal bir yaşam süren karakter ta ki kendisine alzheimer teşhisi koyulana kadar. Zaten tüm cinayetler bundan sonra başlıyor. Agah Bey unutacağından korkuttuğu için yıllardır yapmak istediği ama hep sessiz kaldığı o cinayetleri peşi sıra işlemeye başladı. O cinayetlerin tesadüfi olmadığı bir amaç uğruna işlediği maktullerin alnına yapıştırdığı notlarla belli oldu. Bir çeşit alın yazısı anlayacağınız tek farkı gözle görebildiğimiz. Her notta bir diğer karakterimiz olan Komiser Nevra Elmasla(Cansu Dere) iletişim kurdu ve ona hep bir sırrı hatırlatmak istedi. Aslında o hatırlatmak istedi sırrı tek Nevra’ya değil hepimizin suratına avaz avaz hatırlatmak istedi. O unutkanlığımızı hatırlatmak istedi en temelinde. Dizinin bir diğer karakteri ise Kambura. Adı bile kulağı rahatsız eden bu ilçe Agah Bey, Nevra ve sırrın kesiştiği yerdir. Dıştan baktığınızda ah ne güzel bir ilçe, insanları ne yardımsever diye düşündüğünüz ama ilçenin derinliklerine indiğinizde bir çürümüşlüğün olduğunu görüyorsunuz. O yardımseverliğin manasını bir başka olduğunu, güvenmek zorunda olduğunuz kişilerin gerçek yüzünü görüyorsunuz. Ama asıl olarak bir susmuşluğun olduğunu görüyorsunuz. Tüm kasabanın o sırra susmuşluğunu ya da hatırlamak istemediğini. Kambura bir çeşit mecaz-ı mürsel, parça-bütün ilişkisi. Diğer tüm karakterler gibi.

  Bu dizi için değinilmesi gereken konulardan biri de şahsiyet arayışıdır. Her bir karakter üzerinden senarist ince ince işlemiş bu arayışı. Acaba diyoruz  cinayetleri işlemekten hep vazgeçen pasif kalan Agah Bey cinayetleri işleyerek mi şahsiyetinden uzaklaşıyor yoksa hastalığından dolayı mı?  Gerçek Nevra polis olan mıydı yoksa eski Nevra mıydı? Ya da Ateş üniversitedeki hayalleriyle mi şahsiyetine en yakındı? Düşünmeden edemiyorsun bir kandırmaca mı var bizi biz yapan şahsiyetimize karşı? Her gün yüzümüzü yıkadıktan sonra aynaya baktığımızda ne kadar süredir tanışıyoruz kendimizle?  Ben iyi bir insanım diye biliyor muyuz? Bu soruların cevabı kime göre neye göre? Bu sorunların karmaşasını ve arayışını görmekteyiz tüm bölümler boyunca. En merak edicisi ise acaba bu şahsiyet arayışında çevrelerinde olup biten adaletsizliklere karşı duruşları ne olacak. Gerçek bir şeyler yapmak kolay olacak mı ya da dilsizleşmek daha mı kolay olacak? Evet, her insanın bir zaafı vardır. O zaafların bizleri alıkoyup koymaması işte şahsiyetimizde biter. İyi-kötü, şeytan-melek, hayalci-gerçekçi… Tüm bu ikilemler yaşamımız boyunca koşacağımız bir arayış. İçimizden kimileri Agah Bey gibi olacak kimileri Cemil Bey kimileri ise Naz Hanım gibi.  Ama o kişiler hep aramızda olacak. Gerçeklere karşı her ne kadar üç maymunu oynasak da yaşıyor olması gerçeğini değiştirmeyecek.

Buradan bunu dillendirebilen köpek öldürene selam olsun!

Yazar Notu: Bu diziyi izleyenlerin çoğunluğu Agah Beyi karakter olarak Breaking Bad Walter, Dexter karışımı bulmuş olmakta birlikte ben farklı düşünüyorum. Ayrıca dizinin Kamburası David Lynch’ın Twin Peaks dizisini anımsatmıyor değil, o ilçe gerçekliğiyle.

3 YORUMLAR

  1. Yazınızı beğendim ama dizi içinde geçen sırf çingene olduğu için diri diri yakılan bi ailenin varlığını ilk 8 bölüm bize aşıladılar ve bize hiç garip gelmedi farklı insanların öldürülmesine şaşırmadığımızı anladık bu kısım da çok önemliydi bence

    • Aynen, yaşamımızda insanları farklılaştırmayı seviyoruz ve onların soyutlanmasını normal karşılıyoruz. Ailenin yakılmasını garip bulmamız bu nedendir. Bu konunun yer almamasının nedenine gelecek olursak dizide değinilecek o kadar konu vardır ki hepsi bir ciddiyetle ele alınsa günümüz gerçekliği gözler önüne serilir. Ben sadece diziye anahtar deliğinden bakılmasını sağladım okuyanların ise anahtarı çevirmesini bekliyorum.
      Yorumuz için teşekkür ederim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here