Edebi Köşe Sen Sevmez Misin?

Sen Sevmez Misin?

377
1
Paylaş

Sen sevmez misin, dedi astral alemin varisi. Kimi sevebilirdim ki bu yalnızlığın içinde? Kime kavuşabilirdim ki son hız giden zaman treninde? Belki tren mola verdiğinde, peronda birisiyle tanışırsın, dedi astral alemin varisi. Ama onu bir daha göremem ki?
Böylece astral alemin varisi Opus anlatmaya başladı hikayesini.
İşe yetişmek için koşturuyordu Tuno, bacaklarında derman kalmamış, taksiye ıslık çalıyordu ama taksiler durmuyordu. Bir iki arabaya otostop çekmeyi denedi, ama kimse umursamadı Tuno’yu. Saatine baktı Tuno, koşarak giderse kesin geç kalırdı. İnsan böyle zamanlarda sağlıklı düşünemez Mito, kimileri stresten olduğunu söyler. Kimileriyse kalp hisseder der. O gün de Tuno’nun kalbi hayatında ilk defa ona bir emir verdi ve Tuno kendini arkadan gelen kamyonun boş kasasında buldu. Öylece serildi yorgunluktan çelik zemine. Kalp hisseder ya, kamyon şoförü yanlış yola saptı birden ve hızlandı. Birkaç dakika içinde ormanlığın içindeydi kamyon.
Tuno ayağa kalktığında şaşkınlık içerisindeydi. Kalp hisseder ya, atladı birden kamyondan, ormanlığın içine doğru. Öylece yürüdü, yürüdü ama saatler geçti varisim, ben bile sıkıldım bazen, başka hikayelere baktım ama sonunda doğru çıktı sezgilerim. Hava kararmaya yakındı, dolunay çıkmıştı karanlık gecede.
Tuno ise hayatından endişeli, dolunaya doğru yürüdü biraz. Kalp hisseder ya, ardından bir tepenin üstünde, dolunayın ışığını kıran bir silüet gördü, kurt sandı başta korktu. Ama uzun saçları dalgalandı karanlık gecede silüetin.
Anlam veremedi buna Tuno, oraya doğru yürüdü, kalp hisseder ya. Yaklaştığında bir de ne görsün? Şehri yukarıdan seyreden bir seyir terası.
Yorgundu Tuno, üstelik acıkmıştı. Hiç düşünmeden seyir terasına girdi ve boş bulduğu bir masaya oturdu. Koca bir ineği yiyebilecek kadar açtı.
Elinde menüyle gelen hoş giyimli bir kadın, menüyü Tuno’ya uzattı. Kadının saçları rüzgarla savruluyordu, kalp hisseder ya, tam da dolunayın önünde Tuno’ya bakıyordu.
Kendini kaybetti bir an Tuno, bu bir işaret miydi? Kesinlikle bir işaret olmalıydı. Kalp hissederdi her zaman, tesadüf olamazdı bu kadar şey, dedi kendi kendine. Kadına gülümsedi ve sizden bir şey rica edebilir miyim, dedi. Başına gelen onca şeyi anlattı, kamyonu, dolunayı, yine kadının yine dolunaya denk gelmesini. Kadın biraz tebessüm etti. Ardından cebinden bir yüzük çıkarttı.
Tuno beyninden vurulmuşa döndü. Teşekkür etti kadına, biraz da özür diledi ancak ne anlamı varı ki artık? Bir şeyler yedikten sonra kalktı terastan, onca mesafeyi yürüdü ve evine geldi. Kanepede uyuya kaldı, kalbi kırık bir halde.
Bazı hikayeler böyledir Mito, her zaman mutlu sonla bitmez. Kalp her zaman doğru hissetmez. Ve sen hayal kırıklığıyla kanepede uyuyakalırsın. Ama trenin tek bir durağı yoktur Mito, asla umudunu kaybetme, bir gün elbet kalbin doğru hissedecektir, dedi astral alemin varisi ve heybesinden biraz naneli şeker çıkarttı. Birazını yedim, birazını sakladım. Belki bir gün o kızı bulurum diye.

1 Yorum

  1. Anlatım tarzın bizim bildiğimiz şeklin ne kadar dışında olsa da bir o kadar da içine çekiyor. Çok güzel bi yazı olmuş ellerine sağlık.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here