Paylaş

SESSİZ KALMA

20 yıllık hayatımın, konuşmayı öğrendiğim yıldan itibaren büyük bir kısmını söylemek istediklerim yerine insanların duymayı istediklerini söyleyerek ya da sessiz kalarak geçirdim. Kimsenin vicdanı ve sesi olmama gerek yoktu. Bundan önce kendi varlığımın ve özelliklerimin farkına varmam gerektiğini düşünüyordum. Bu sebeple çoğu zaman sessiz kalmayı tercih ettim. Küçükken oyun oynarken birinin hakkı yendiğinde ya da sınıfta biri haksız yere suçlandığında sessiz kaldım. O zamanlar bir şeyi doğrulamak için söze gerek olmadığını fark etmemiştim.

Serbest bırakmanın vakti geldi artık sesimizi. Çünkü biz sessiz kaldıkça düzelen hiçbir şey olmayacak. Sesimizi kullanmadıkça yanan ormanlarımız bir kaç yıl sonra imara açılacak, çocuk gelinlerimizin sayısı gün geçtikçe artacak, saldırıya uğrayan sağlık çalışanlarımız artacak, 2018’in ilk 6 ayında işlenen kadın cinayeti sayısı 206 son 6 ayında kim bilir ne kadar olacak, ihmal sonucu oluşan kazalarda hayatlarını yitirenler, çocuk istismarlarımız Leyla’larımız Hande Kader’lerimiz farklı farklı isme bürünerek hayatlarımıza yerleşecekler.

Şuan, hemen şimdi kelimelerimizin dışa vurmasını sağlamalıyız. Sessizliğin etrafımızı sarmasına izin vermeyerek elimizde bir mikrofon varmışcasına her daim sesimizin güçlü çıkması için uğraşacağız.

Dr. Martin Luther’in bir sözüyle kelimelerime son vermek istiyorum. “En sonunda, düşmanlarımızın sözlerini değil, dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here