Edebi Köşe Waldeinsamkeit – Şiir

Waldeinsamkeit – Şiir

383
0
Paylaş

(Genç bir yalnızlık manifestosu)

 

tadında ne var,

varoluş bunalımı.

 

Şahane bir kırılma anıydı,

parçalanmış gövdeme hapsolmuştu dünya.

Sıkça karanlık

gezginiydi doğa

adımları konuşlanmış yalınayak.

Toprak bileklerimi kanatırdı

kerpiçten yapılır ruhi evim

kanla sıvanmış olurdu duvarları.

Kısmi bir boşluk

kapladığı gibi bedenimi

içime sığardı.

 

Derin çiziklerle doluydu avuçlarım

yalnızlık fısıltıları değdikçe bileğime.

Damarlarım sükutun hançeriyle

tek bir elimde

tekbir dilimde –tüm yakarışlar

cehennemin-

delik deşik edilmişti.

Bir uzvum sükuta ermişti.

Dilim yazmazdı zaten şiirlerimi!

 

Gayet de müstesnadır yalnızlığım!

Bilmez misiniz,

ağaçların gördüğü şairler

kördür!

Benim gördüklerim de zati şahittir.

Damarlarım yalnızlığın dikili taşı

yahut mezar taşı;

bir sürahide yıkar

tellak cenaze arabasını…

öteki taraftaki şairlerin çoğu

bu taraftan geçmemeliydi.

 

Krampvari gözyaşıdır adım.

Her tutam gözlerimin

çukursamış neferinde

yıldızsız bir gece esprisi.

Hiç de komik değildir ayın gülüşü

Hiç de yaşanmamıştır

yaşanması istenen;

kabul bulunursa arz-ı yalnızlığın

Tüm yalnızlık harabelerinin

tanrısı gözyaşı!

 

Duvarları parçalanmış bir orman

düşlerim. Ve de düşlerim

hakiki bir yalan.

Ensemin yalandığı rüzgar

elimin tersinde yalnızlık hüviyetim

lakin laçkalaşmış kader benim

sırtımda silkelenir.

Karanlık ormanlarda

aydınlık sanrılarını bulmaya

çalışır adamlardan biri.

 

Kayıp benin ormanında

ağaçlar dillenir sonunda

-Oldukça sıkıcı karamsar sancı

Oldukça dönüşülmez ayın ışığı

insan var-oldukça

kaçınılmaz olacak

ebediyetin yalnızlığı!

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here